12 Kas 2010

Hadi Roland Garros'a gidiyoruz !!

Yani seneye... :)

Rolad Garros (RG)’ta maç izlemeyi mi hayal ediyorsunuz? Paris’e gitmek için yeterli motivasyonunuz ve cebinizde de yaklaşık 500-600 Euro varsa aşağıdaki basamakları izleyebilirsiniz.

İlk iş olarak RG maç bileti nasıl temin edilir ona bir bakalım: RG biletleri 15 Aralık tarihinde kulüp üyelerine, 1 Şubat tarihinde ise üye olmayan kişilere satılmaya başlanıyor. Tek veya paket olarak satılan biletlerin fiyatları oldukça uygun. 2010 yılı fiyatlarına aşağıdaki linkten göz atabilirsiniz, 2011 fiyatlarının da farklı olacağını sanmıyorum.
    http://rolandgarros.billetterie.fft.fr/uk/how_orderhttp://rolandgarros.billetterie.fft.fr/sites/rg/files/unite.pdf
    http://rolandgarros.billetterie.fft.fr/sites/rg/files/unite.pdf
    http://rolandgarros.billetterie.fft.fr/sites/rg/files/Tarifs+2010+packs.pdf

Buradaki tek sorun bu biletlerin bulunamaması :). benim tahminime göre kulüp üyeleri ve Biletix tarzı şirketler 1 Şubat’a kadar bu biletleri tükettiği için bulmak mümkün olmuyor. Ben başaramadım ama isteyenler aşağıdaki linkten şanslarını deneyebilirler. Şöyle söyleyeyim, Mayıs ayına kadar ben bu web sitesine giriş bile yapamadım. :)

    http://rolandgarros.billetterie.fft.fr/uk

Diğer bir yol da Biletix tarzı internet sitelerinden bilet almak. Aşağıdaki linklerden de göreceğiniz gibi buradaki fiyatlar biraz uçuk. Benim param çok, uğraşamam diyorsanız bir bilete $1000 ulaşan fiyatlar verip alabilirsiniz.

    http://www.tennistickets.com/french_open_tennis_tickets.html
    http://www.worldticketshop.com/tennis/french_open_tickets

Bizim bilet alma yöntemimize gelecek olursak, biz biletleri 2. el aldık :) Yanlış anlamayın karaborsa felan değil. Sistem şöyle işliyor; diyelim ki sizin elinizde maç bileti var ama gidemeyeceksiniz, satmak istiyorsunuz. O zaman fransa tenis federasyonuyla anlaşmalı olan viagogo’nun sitesine koyuyorsunuz biletinizi, peynir ekmek gibi satılıyor;
   http://www.viagogo.fr/rolandgarros

O zaman viagogo’dan nasıl bilet alınır, onun inceliklerine gelelim. Öncelikle, yukarıdaki linke tıklayıp web sitesine giriyoruz ve üye oluyoruz. Buraya konulan biletler çok kısa sürede tükendiği için hızlı olabilmek çok önemli. Eğer üye olmadıysanız siz üye bilgilerini girene kadar bilet felan kalmıyor, tecrübeyle sabittir :) Onun için üye olun, ne bilgi istiyorsa verin. Henüz benim bilgilerimle para çeken felan olmadı. Bunu yaptıktan sonra ekranın sağında bulunan Sign up bölümüne mail adresimizi yazıyoruz ki, siteye bilet konulduğu zaman bize haber versin. Ekranın başında günlerce beklemek istemeyiz tabii ki :).

Bu işlemleri yaptıktan sonra beklemeye başlıyoruz. RG tarihi yaklaşınca viagogo size bilet olduğuna dair bir mesaj yolluyor. Siz de bütün işinizi gücünüzü bırakıp üye şifrenizle web sitesine giriyorsunuz. Yok ben şu işimi bitireyim sonra bakarım veya akşam bakarım derseniz şu an olduğu gibi bomboş bir ekrana bakıyor olursunuz, geçmiş olsun.

Olmadı, işimiz felan vardı siteye zamanında giremedik, baktığımızda da bilet yoktu, hiç paniğe kapılmıyor, ertesi günkü biletleri bekliyoruz. Ama dersimizi aldık aynı hatayı yapmıyoruz değil mi :) Şaka bir yana, final maçının olduğu güne kadar bilet bulunabiliyor ama çok geç kalmamak, uygun fiyatlı uçak bileti ve otel bulabilmek için önemli. Biz bayanlar final maçı (5 Haziran) biletini 30 Nisan’da, erkekler yarı final (4 Haziran) maçları biletini ise 28 Mayıs’ta aldık.

Buradan alacağınız biletlerin normal fiyatlarının üzerine 20-30 euro booking fee konulmaktadır. Bilet fiyatları oturacağınız yere ve izlediğiniz maça göre değişmektedir. Örneğin, biz bayanlar final maçını 78 euroya, erkekler yarı final maçlarını 100 euroya izledik.

Web sitesinde bilet bulduğunuzda çok az düşünme süreniz olacaktır. Onun için hangi maçları izlemek istediğinize önceden karar verin. Aldığınız biletlerle o gün o kortta yapılan tüm maçları izleyebiliyorsunuz. Ayrıca kort dışındaki bütün etkinliklere katılabiliyor ve legend maçlarını izleyebiliyorsunuz. Bizim tavsiyemiz yarı final, çeyrek final veya bir önceki tur maçlarını izlemeniz. Çünkü final maçları (eğer erkeklerde 5 sete uzamazsa) kısa sürüyor ve siz birşey anlamadan ordan ayrılmış oluyorsunuz. Gitmişken işin suyunu çıkarın :)

Web sitesinden biletinizi elektronik olarak satın aldıktan sonra size fransa tenis federasyonunun onayından sonra biletlerinizin gönderileceğine dair bir mesaj geliyor. Bu kadar para ödedik biletler nerde diye panik olmayın. Bilet aldığınız maçın tarihine göre, fransa tenis federasyonu bir eposta ekinde biletlerinizi gönderiyor. Biletlerin çıktısını alıp saklıyorsunuz. Biletler üzerinde isminiz yazılı olarak geliyor. RG tesislerine girerken biletlerin üzerindeki barkodu okutup ve kimliğinizi (pasaport) göstererek geçiyorsunuz. Onun için birden fazla bilet alıyorsanız, sizin adınıza olan diğer biletleri yanınızda gelecek kişilere devretmeniz gerekiyor. Bu işlemin nasıl yapılacağı size gönderilen eposta’da yazıyor, sakın unutmayın.

RG biletimizi aldığımıza göre otel ve uçak bileti olayına gelelim. Uçak biletini nasıl alacağınızı çok fazla anlatmayacağım. Herhangi bir firmadan ilk bulduğunuz uçağa atlayıp Paris’e gidebilirsiniz. Burdaki tek sorun şu ki uçak biletleri birazcık pahalı. Şöyleki, bileti şu an (Kasım 2010) bile alsanız gidiş-dönüş 500-600 TL civarı. Ama güzel haber şu ki Mayıs ayında da fiyatlar aşağı yukarı bu kadar :).

Paris’te otel nasıl bulacağız diyorsanız, aşağıdaki web sitesini tavsiye ediyorum. Ben bu siteden online olarak rezervasyon yaptırdım ve herhangi bir sorun da çıkmadı. Rezervasyon yaptırırken kart numaranızı veriyorsunuz ama ödeme yapmıyorsunuz, ödemeyi otelden çıkarken yapıyorsunuz. Gönlünüz ferah olsun :). Bizim kaldığımız otel; yer, temizlik, güvenlik vb. konularda çok iyiydi. Bu otelin ismini de verebilirim ama şehir merkezine yakın çevrede olmak kaydıyla, çok geniş bir metro sistemi olduğu için Paris’te kaldığınız otelin konumunun çok bir önemi yok. Metroyla her yere gidebiliyorsunuz zaten, bizim buralara benzemiyor yani. RG kampüsünün yerini ve yakınındaki metro istasyonunu haritadan görebilirsiniz.

Parise gittiğinizde yapacağınız ilk işlerden biri metro bileti almak olmalıdır. Her binişte bilet almak yerine 1,2,3 veya 5 günlük toplu biletlerden almanızı tavsiye ederim. Bu şekilde Parisin her yerine rahatlıkla ve daha ekonomik olarak gidebilirsiniz. Aşağıdaki web sitesinden konuyla ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Bizim kaldığımız otelin linki;

Otel fiyatlarına gelecek olursak, oteline göre değişmekle beraber kişi başı 50-100 euro arasında değişen fiyatlarla 2-4 yıldızlı otellerde yer bulabilirsiniz. Bizim kaldığımız otel 3 yıldızlıydı ve kişi başı 50 euroya kaldık. Paris’te 2 yıldızlı otellerde de kalabilirsiniz, daha önce kalanların yorumlarını okumak kaydıyla tabii ki :). Ben daha önce Eyfel kulesine yürüme mesafesinde 2 yıldızlı bir otelde kalmıştım. Otel hem temizdi hem de taze sıkılmış meyve sulu kahvaltı fiyata dahildi.  :)

Aşağıdaki web sitesinden veya bulduğunuz başka araçlardan otelinizi seçin ve rezervasyonunuzu yaptırın, hayırlı olsun.

Paris’ten güzel anılar biriktirerek dönmeniz dileğiyle. :)
(Roland Garros Öncü Birliği: Anıl ve Bilal)

 

12 Eki 2010

4. Tenis Sezonunun Ardından...

2007

2008

2009

2010

Grubumuz 4. tenis sezonunu tamamlamıştır. İlyas bu sezonu da pirmamidimizin zirvesinde tamamlayarak 3. kez bu başarıyı tekrarlamışdır. Kendisini tekrar tebrik ediyoruz.

Bu sezon tam olarak 234 kez kortlara çıktık. Kort problemlerine rağmen bir önceki seneye göre yaklaşık %70 daha fazla tenis oynadık. Tüm arkadaşlarımıza grubumuza yaptıkları katkıdan dolayı teşekkür ediyoruz..  



11-17 Ekim Haftası

1. Özge Y. - Gülçin (4-0) (4-1)

5 Eki 2010

4-10 Ekim Haftası


Pazar:
5. Ersel - Mehmet : (6-3)(6-1) klasman dışı
    [Ersel'in notu] Pazar sabahı buluşarak ODTÜ'nün kortlarına çıktık. Mehmet'in tenise yeni ısındığını bildiğim için daha çok ralli yaparız diye düşünüyordum. Ancak, Mehmet'in backhand savunma  vuruşlarının, file önüne düşmesi ve beni abondonede bırakması ile 0-3 geriye düştüm. Bu aşamadan sonra daha çok odaklanıp, puan alıcı hain vuruşlarımı çantadan çıkarmak zorunda kaldım. Sonraki 6 oyunu aldım ama Mehmet gösterdiği direnç ile takdirlerimi kazandı. Normalde çoğu oyuncunun vurmaya yeltenmeyeceği puan alıcı vuruşlarımı geri gönderme azmi ile koşular/kurtarışlar/planjonlar yaptı. Öyleki bir seferinde alt baldırını yere sürterek derisini sıyırdı.. Winner olacağını düşündüğüm bir topa da uçarak, yerde yuvarlandı.. Neyseki sakatlık çıkmadı...Tenis derslerinde öğrendiği vuruşları çekinmeden maçlara uyarlayarak tecrübe kazanırsa, gençliği ve dayanıklılığı ile Mehmet'in ikinci bir Serkan vakası olacağına kesin gözü ile bakabiliriz.
    [Mehmet'in yorumu] Maçtan önce yoğun bir psikolojik hazırlık süreci geçirdim. Çünkü oynayacağım kişi Tenis Piramidinde zirve oyunculardan biriydi. Ersel Bey’e sinek ısırması gibi "cız" diye :) acısız bir şekilde beni bitirmesini ve canımı çok yakmamasını şaka yollu rica ettim :))
   Ersel Bey karşısında ilk game’i alınca “beni 6-0 yenemeyeceksiniz” dedim büyük bir sevinçle :-D Çünkü oynadığım kişi Ersel Bey idi... Ersel Bey >> Mehmet. Sonra 3-0 öne geçtim. Bir yerlerde bir terslik vardı. Acaba neydi neydi? :)) Ve Ersel Bey soyunmaya başladı, “Aha, şov başlıyor ” dedim :)) Ersel Bey: “Seni biraz koşturayım mı nihaha :)” dedi :))) Ersel Bey beni sadece koştursa gene iyiydi de O fazlasını yaptı :) Daha öyle rakibin raket tutuşundan topa nasıl vuracağını kestiremesem de Ersel Bey’in tutuşundan drop shot vuracağını az çok kestirilebiliyor oldum. Yetmedi! :) Toplara yetiştim-yetişemedim. Ama 3 kere topa yetişeceğim diye sol ve sağ ayakta sıyrıklara sebebiyet verdim. Bir topta, 1.85m boyunda birinin,yani benim :), sakatlanmamak için yerde takla attığını görseniz eminim gülerdiniz :)))
    İstatistikler gösteriyor ki Ersel Bey ikinci setlerde daha iyi oynuyor. Öyle de oldu. İkinci set = 6-1. Genel olarak güzel oyundu. Kendi adıma çok kötü oynadığım düşünmüyorum B-) Şu anki seviyemde belki 6-4 6-4 bitirebilirdim. Fazlası için daha yapmam gerekenler şeyler var.
    Maçın teknik incelemesine gelir isek;
- Ersel Bey çok fazla ters ayak taktiği yapıyor. Çok tehlikeli. Aman dikkat edin :)
- Ersel Bey’in killer bir drop shot tekniği var. Her an fileye depar atacak gibi dikkatli, geri çizgiye sert top gelecek gibi ihtiyatlı olabilmek gerekiyor. Olurda topa yetiştiniz, özellikle Ersel Bey'in backhand tarafı açık kalıyor ;-)
- Kendi hastalıklarım yer yer nüksetti. Neydi bunlar? Yok, onları yazmayacağım! :))) Bunları dikkat edersem rakiplerimi şaşırtabileceğimi düşünüyorum.
Cuma:
4. Muzaffer - Bilal: (7-6)(6-1)

Çarşamba:
3. Bilal - Kamil : (4-1)(3-3)
2. Erşan - Figen : (4-0)(4-1)
Salı:
1. Bengi - Gülçin : (7-6)



ATK 63. Kuruluş Turnuvasının ardından

Fotoğraftakiler (Soldan sağa);  Müstakbel WTA oyuncusu Eylül (kucakta :)), Bayanlar C grubu birincisi Pervin, Bayanlar B grubu ikincisi Anıl, Erkekler 18+ C grubu birincisi İlyas ve gururulanıp koltukları kabaran bendeniz Ersel :)

4 Eki 2010

Oyuncuların Maç İstatistikleri (3 Ekim)


(Tabloyu büyütmek için üzerine tıklayınız)
.
En fazla maç yapanlar:
Ersel (52),  Serkan T. (29), Kemal (28), İlyas (27), Bilal (25)
En fazla farklı kişiyle maç yapanlar:
Ersel (24), Kemal (15), Kamil (15), Hülya (14), Özge Y. (14)

1 Eki 2010

27 Eylül - 3 Ekim Haftası


Pazar:
13. Murat - Türkan : (4-0)(4-2)
12. Ersel - Bilal : (6-3)(3-6)(6-4)
      [Ersel'in notu] Ezeli rekabet devam ediyor. Bu seferlik kıl payı ile de olsa benim şansım yaver gitti :)
11. Onur - Erşan :  (6-4)(7-6)
10. Aziz - Burak : (6-1)(6-3)
Cumartesi:
9. Pervin - Özge Y. : (7-6)(6-7)(6-2) klasman dışı
8. Burak - Faruk : (6-4)(3-6)(7-5)
7. Aziz - Gülçin: (4-2)(3-0) klasman dışı
6. İlyas - Serkan T. : (6-4)(6-1) klasman dışı
    [Serkan'ın notu] En azından şampiyona yenildim diyorum. Tebrikler İlyas...
Cuma:
5. Erşan - Figen : (4-1)(4-1)
Salı:
4. Kamil - Onur : (6-2)(6-0) klasman dışı
3. Ersel - Burak : (6-1)(6-2) klasman dışı
    [Ersel'in notu] Grubumuza yeni katılan Burak ile maçımızı Gazi Üniversitesi kortlarında yaptık. Genç arkadaşımızın tenis oynamaya ne kadar istekli olduğunu görmeliydiniz. Güzel sert vuruşlar, sert servisler, voleler vurma isteği ile oynuyor. Gençliğinin vermiş olduğu sabırsızlığı da üzerine eklenince her topa atak yapmaya çalışan Burak, oldukça fazla hata yapıyor. Öyle ki dün sahada ben sadece figürandım. Sahnede sadece Burak vardı. Benim 3-4 passing shot'ımı saymaz isek skorun bu şekilde oluşmasına benim etkim neredeyse sıfırdı !!. Maçın sonunda Birol hocamın bir sözü geldi aklıma; "Maçı güzel vuruşlar yapan, sert servisler atan değil, karşı sahaya daha fazla top gönderen kazanır !"... Maç kazanmak herşey değil biliyorum ama, Burak maç konusunda deneyim kazanıp, tutarlı oynayarak az hata yapmaya odaklanır ve sabır göstererek atak yapılacak topu bekleyebilirse, hem daha rekabetçi olacak hem de kendisi ve rakibi için daha zevkli maçlar çıkaracaktır. Zira ben bunun için gerekli potansiyeli, yeteneği Burak'ta görüyorum.
Pazartesi:

2. Kamil - Mithat : (6-3)(7-5) klasman dışı

1. Erşan - Türkan : (4-0)(4-0)