Salı:
1. Ebru – Ersel : (5-9)
Çarşamba:
2. Faruk - Hülya : (8-9)
Perşembe:
3. Hülya - Özge Y. : (9-3)
17 Nis 2009
13-19 Nisan Haftası Sonuçlanan Maçlar
14 Nis 2009
HAFTANIN TÜYOSU -24
RAKİPLERİNİZİ ÇEŞİTLENDİRİN
Diyelim ki, yıllardır hep aynı üç-dört kişiyle tenis oynayan bir arkadaşım var. Onların oyun düzenlerini çok iyi biliyor ve genellikle onları yeniyor. Onların oyununa öylesine alışkın ki, onlarla oynarken düşünmüyor bile...Nadiren farklı bir rakiple oynadığında ise, rakibi kendisinden daha iyi olmasa bile çoğunlukla maçı kaybediyor, çünkü farklı rakiplerle sıkça oynamıyor; yıllardır oyunu aynı seviyede sıkışmış durumda...
Ivan Ledl’a bir antrenör olsanız, oyuncunuzu nasıl yetiştirirdiniz diye sorduklarında şöyle cevap vermiş: “Önce kendisinden daha alt düzeyde oyuncularla oynatırım, sonra kendisinde daha iyi düzeydekilerle oynatırım, ardından kendisiyle aynı seviyedeki oyuncularla nasıl başa çıktığına bakarım.” Bunun faydası sorulduğunda ise Lendl, bu yöntemin oyuncunun nasıl maç kazandığını, neden maç kaybettiğini ve buradan kazandığı tecrübeleri uygulamaya nasıl geçirdiğini gösterdiğini belirtmiştir.
Lendl’ın önerisi amatör oyuncular için de mükemmel bir tavsiye niteliğindedir. Oynadığınız rakipleri çeşitlendirerek yalnızca güçlü ve zayıf yönlerinizi keşfetmekle kalmayıp farklı oyun stillerine nasıl adapte olacağınızı da öğrenirsiniz.
Eğer amacınız gelişmek ise, kendinizi denemek için farklı seviyelerdeki oyuncularla oynayın. Aksi takdirde kendinizi rahat, ama tekdüze bir oyun tarzı içinde bulursunuz.
Diyelim ki, yıllardır hep aynı üç-dört kişiyle tenis oynayan bir arkadaşım var. Onların oyun düzenlerini çok iyi biliyor ve genellikle onları yeniyor. Onların oyununa öylesine alışkın ki, onlarla oynarken düşünmüyor bile...Nadiren farklı bir rakiple oynadığında ise, rakibi kendisinden daha iyi olmasa bile çoğunlukla maçı kaybediyor, çünkü farklı rakiplerle sıkça oynamıyor; yıllardır oyunu aynı seviyede sıkışmış durumda...
Ivan Ledl’a bir antrenör olsanız, oyuncunuzu nasıl yetiştirirdiniz diye sorduklarında şöyle cevap vermiş: “Önce kendisinden daha alt düzeyde oyuncularla oynatırım, sonra kendisinde daha iyi düzeydekilerle oynatırım, ardından kendisiyle aynı seviyedeki oyuncularla nasıl başa çıktığına bakarım.” Bunun faydası sorulduğunda ise Lendl, bu yöntemin oyuncunun nasıl maç kazandığını, neden maç kaybettiğini ve buradan kazandığı tecrübeleri uygulamaya nasıl geçirdiğini gösterdiğini belirtmiştir.
Lendl’ın önerisi amatör oyuncular için de mükemmel bir tavsiye niteliğindedir. Oynadığınız rakipleri çeşitlendirerek yalnızca güçlü ve zayıf yönlerinizi keşfetmekle kalmayıp farklı oyun stillerine nasıl adapte olacağınızı da öğrenirsiniz.
Eğer amacınız gelişmek ise, kendinizi denemek için farklı seviyelerdeki oyuncularla oynayın. Aksi takdirde kendinizi rahat, ama tekdüze bir oyun tarzı içinde bulursunuz.
Derleyen: Özge Y.
7 Nis 2009
6-12 Nisan Haftası
~~ Sonuçlanan Maçlar ~~
Perşembe:
[Ersel] Bu sezon üçüncü maçımı yaparak üçüncü yenilgimi almış bulunmakatayım. Ne mutlu bana :) Neyseki kış aylarında oluşan paslarım yavaş yavaş açılmakta. Gün be gün oynumdan daha memnun kalmaktayım. İlyas'la geçen sezon yapmış olduğumuz maçları hep tie-break ile kazanmış ya da kaybetmiştim. Bu gün de gelenek bozulmadı, çok çekişmeli geçen bir tie-break'i 10-8 İlyas kazandı.. İlyas bu kadar sert servis atmaya devam ederse karşısındakilerin vay haline !!
2. Özge Y. - Ebru : (9-5) (klasman dışı)
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Salı:
1. Bilal - Ersel : (6-2)(5-7)(2-1) (klasman dışı)
[Ersel] Sezona yenilgilerle başlamak hiç hoş değilmiş :.( Ama hiç önemli değil. Çünkü tenis oynuyor ve yaptığım maçlardan zevk alıyorum. Bilal kış boyu yapmış olduğu tenis faaliyetlerinin semeresini aldı. Geçen sezon ona karşı oynarken sıkışınca backhand'ine attığım toplarla puanlar alabiliyordum. Turan Hoca bu açığını kapatmış. :) Gözüken o ki artık farklı bir taktik geliştirmem gerekecek. Bilal ilk seti çok rahat 6-2 aldı. İkinci sette ben 5-2 öne geçsemde bir oyun daha alıp seti tamamlayamadım. Skor 5-5 oldu.. Son bir gayretle maça asılarak zar-zor seti 7-5 aldım. Kalan sürenin bir seti daha bitiremeyecek kadar kısa olduğunu görünce, 3 oyunluk kısa bir set daha yaptık. Hamdi'nin anti tezahuratları karşısında kaybettim tabii.. :) Güzel bir maçtı. Yenilen bir oyuncu olarak bir Bilal'in karşısına (üstelik klasman maçı yapmak üzere) bir daha çıkmak istiyorum !!
HAFTANIN TÜYOSU -23
YÜKSEK GELEN TOPLAR
Siz de yüksek gelen topları genellikle fileye mi takıyorsunuz? Öyleyse, size unutmuş olabileceğiniz ama çok faydalı küçük bir tavsiye:
Bir dahaki sefere yüksek gelen bir topa vururken diğer kolunuzla topu takip edin ve topa vuruncaya kadar kolunuzu indirmeyin, tıpkı servis atarken yaptığınız gibi.
Bu, omzunuzu veya başınızı çok erken indirmenizi engeller ve yüksek gelen topu fileye takmadan karşı sahaya göndermenize yardımcı olur.
Siz de yüksek gelen topları genellikle fileye mi takıyorsunuz? Öyleyse, size unutmuş olabileceğiniz ama çok faydalı küçük bir tavsiye:
Bir dahaki sefere yüksek gelen bir topa vururken diğer kolunuzla topu takip edin ve topa vuruncaya kadar kolunuzu indirmeyin, tıpkı servis atarken yaptığınız gibi.
Bu, omzunuzu veya başınızı çok erken indirmenizi engeller ve yüksek gelen topu fileye takmadan karşı sahaya göndermenize yardımcı olur.
Düzenleyen: Özge Y.
Acının Üstesinden Gel(eme)mek
En son raketi attığında junior liginde oynuyordu, Ekselansları. Biyografisinde yazdığına göre o kadar çok raket kırıyor o kadar çok söyleniyor du ki bunu yapmayı bırakması ancak anne babasının ondan utandıkları için artık onu izlemeye gelmemesiyle oldu.Son bir yıldır ise o junior Federer'i izliyoruz. İşler hiç de yolunda gitmedi. Nadal'a saygı duyuyordu ve "Oh God, its killing me" deyip ağlayabildi sadece, acizdi. Geçtiğimiz haftasonu ise en nefret ettiği şeyi yaşadı. Miami yarıfinalinde Çokomel'e (Djokovic) karşı oynarken film koptu. Raket yıllar sonra ilk kez Ekselanslarının elinde paramparça oldu..
Oh God, its killing me!!
2 Nis 2009
29 Mart-4 Nisan Tarihleri Arasında Oynanan Maçlar
2 Nisan Perşembe
4. Ozan - Faruk : (8-5) (klasman dışı)
[Ozan] Filenin çok alçak olması oyunu çok etkiledi, gerçek bir maç oldu denemez. Maçın ortalarına doğru kolum çok halsizleşti sakatlıktan ötürü hala çok güçsüz, ama hücum etmeye devam ettim, bütün temel değişik vuruşları yapmaya çalıştım. Umarım bir sakatlık yaşamam tekrardan çünkü ben bu oyunla yaşıyorum, nefes aldığımı hissediyorum. Tutkuyla vuruyorum. Faruk beye teşekkürler.
3. Özge Y. - Ersel : (9-8) (klasman dışı)
Komitenin iki üyesi kapalı bir havada karşı karşıya geldi. Zaman zaman hızını artıran rüzgarın etkisi altında maça başladık. Maç sonrası ATK'da alacağım derse de gideceğim için hafif tempoda başladım. Çok koşturmadan, sabırla karşıya attığım toplar geri geliyordu. Özge de çok sabırlı ve istkrarlı olmaya başlamış. Zaman zaman beni backhandimde zorlayan toplar atıp puanları kaptı.. Ama ikimiz de daha çok basit hatalardan puan kaybettik. Maç 6-6 olana kadar kimse üstünlük sağlayamadı. Bu aşamadan sonra Özge tempoyu artırınca bir anda 8-6 öne geçti. Son bir gayretle durumu 8-8 yapsam da, tie-break'te maçı Özge bileğinin hakkıyla aldı. Tebrikler Özge. :) 1 Nisan Çarşamba
2. İlyas-Hamdi : (9-8) (klasman dışı)
[İlyas'ın yorumu] Görevliye hangi kort diye sorunca hepsi boş hangisinde isterseniz dedi, piramit kardeşliğinin haberi olsun. İkimizin de yorgun olduğu, Hamdi'nin star gibi 5 dakika geç geldiği maç, benim hatalarımla kısa sürede Hamdi'nin 5-1 gibi bi skoru yakalamasına yol açtı. Ben bu seti vereyim ikinci sete bakarız diye düşünürken aklıma oyunun 9 da biteceği geldi ve yüklendim. İyi servis atıp az hata yaparak oyunu 8-8 e taşıdım. Servis attığım son oyunu da alınca sezona Hamdi için bir yenilgi yazmaktan başka çare kalmadı. İyi servislerime bitirici vuruşlar ekleyemediğim için hucum yaparak sonuç alamıyorum. Hamdi ise tam tersine kendisi puanı zorluyor ve zor toplarla rakibine hata yaptırıyor yada zaten puanı almış oluyor. Ama savunmada bir kaç top çıkardıktan sonra Hamdi sabırsız olduğu için bitirici vuruşu yapmaya çalışırken hata yapıyor, ve puanı rakibinin hanesine yazdırıyor. Artık iyi oyun kurabilen, sabırla ve telaşsız oynayabilenin avantajlı olacağı maçlar göreceğiz diye düşünüyorum. Herkese bol tenisli günler bu galibiyeti Ozan'a hediye ediyorum :-)))
29 Mart Pazar
1. Hamdi - Ersel: (9-1) (2-3) (klasman dışı)[Ersel] Ozan ve Hamdi'nin, piramidin derbilerinden biri sayılabilecek maçlarından sonra, ben de Hamdi'nin karşısına çıktım. Ve ağzımın payını aldım. Her zamanki hain vuruşları yapan Hamdi'yi daha sakin ve sabırlı gördüm. Geçen sene olduğu gibi bu sene de zirveyi elinden bırakmayacak sanırım. Tabi liderliği Ozan elinden almazsa :)
1 Nis 2009
Haftanın Tüyosu-22
VOLE ALIRKEN...
Vole alırken öne doğru sendeleyip hareketi dengesiz bir şekilde mi bitiriyorsunuz? Ayaklarınız aniden durduğu zaman, vücudunuzun geri kalanının öne doğru hareketi devam eder; tıpkı arabada ani fren yaptığınızdaki gibi...
Bunu önlemek için topa doğru küçük adımlarla gitmeyi deneyin. Pek çok oyuncu topa giderken çok erken durur, raketi topa tutmak için bir son saniye çabasıyla öne veya yanlara doğru hamle yapar. Bu da oyuncunun dengesini bozar.
Unutmayın, dengenizi sağlayıncaya ve voleyi dengeli bir şekilde almaya hazır olana kadar, adımlamanızı ayarlamak için fazladan bir-iki küçük adım atmaktan korkmayın.
Vole alırken öne doğru sendeleyip hareketi dengesiz bir şekilde mi bitiriyorsunuz? Ayaklarınız aniden durduğu zaman, vücudunuzun geri kalanının öne doğru hareketi devam eder; tıpkı arabada ani fren yaptığınızdaki gibi...
Bunu önlemek için topa doğru küçük adımlarla gitmeyi deneyin. Pek çok oyuncu topa giderken çok erken durur, raketi topa tutmak için bir son saniye çabasıyla öne veya yanlara doğru hamle yapar. Bu da oyuncunun dengesini bozar.
Unutmayın, dengenizi sağlayıncaya ve voleyi dengeli bir şekilde almaya hazır olana kadar, adımlamanızı ayarlamak için fazladan bir-iki küçük adım atmaktan korkmayın.
Düzenleyen: Z. Özge
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

