Ama neyseki Anıl oyuna geç ısınıyor ve o ısınana kadar ben atı almış ve üsküdarı geçmiş oluyorum. 2 set üzerinden oynuyor olsak sonuç farklı olabilir bence. Backhand vuruşları çok düzgün, topu istediği gibi yön verebiliyor, servisleri yavaş olsa da çok az çift hata yapıyor. Evet tek sorunu kondisyonu bence ama bu yaştan sonra onu düzeltebilirmi bilmiyorum:-))))
Ama maç oynamadan tepeye çıkmam konusunda çok eleştiri aldım, komite biliyorki ben böyle olsun istememiştim ama onlar, madem kural koyduk uygulayalım istediler.
Sanırım en azından piramidin üst sıralarında olmayı hak ettiğim konusunda bazı çekinceleri ortadan kaldırmışımdır. Tabii bunlardan önce ve bunlardan öte iyi maçlar oluyor benim için ve bu işten çok keyif alıyorum.
*
[Hamdi yorumluyor] Maç yorumuna geçmeden önce, dün dün akşam başımdan geçenleri paylaşmak istiyorum sizlerle..
Dün korta giderken alçak (!) uçan göçmen kuşların tacizine uğradım, hepsi kortların yanından sorti yapıp bana çarpmayı deneyerek bile bile tellere çarpıp can verdiler..ayrıca yolda hiç tanımadığım bir çocuk bana taş attı, neredeyse kafamı yaracaktı, son anda manevra yapıp sıyrıldım. (yine son anda kurtulduğum atkestanelerini saymıyorum bile...) Bunların hepsinden önce, belki de en ciddi olanı, bankadan çıkarken, turnikede yol vermedim diye emekliliği gelmiş bir bayanın bana aleni bir biçimde tacizde bulunup hakarete varacak sözler sarfetmesi ve bana açıkça "sen benim kim olduğumu bilmiyosun, benim nufuslu tanıdıklarım var, sana yapmadığımı bırakmam..." diyerek beni demoralize etti..(sanırım bilgi işlemden bir bayandı) bugün sabah bankaya ayaklaın geri geri geldim diyebilirim sizlere...
aslında..
* göçmen kuşları üzerime salan Ersel Abi'ydi..
* taşı atan Sevgili rakibem Ebru Hanım'dı..
* atkestanelerini Ozan ağacı sallayarak düşürtmüş olabilir...
* açıkça tehditte bulunan da, durum 7-1 iken Ebru Hanım'dı...
evet, bunların hepsi bir bir yaşandı, fileye gelmem konusunda maçın başında ikaz edildim, maç içinde her gelişimde top resmen kafama kafama geldi, resmen toptan kaçtım. Ebru Hanımın attığı servisler direk beni hedef almış durumdaydı ve top yere bile değmeden direk beni teğet geçip arkadaki tellerde durabildi... Tehdit edilem de cabasıydı...
Ancak, kendisi bir Ege'li olarak (benim gibi), hoşgörüsüne de sığınarak, bana fazlasıyla keyifli bir maç yaşattı.. Şimdiye kadarki en keyifli maçım oldu diyebilirim. Gerçekten iyi bir rakip kendisi ve bana da hayati bir öğütte bulundu: "Sakın eşine tenis ve şöförlüğü öğretmeye kalkışma, ayrılık sebebin olur :))"
kendisine çok teşekkür ederim..Yaşasın AKOP :)
Maça gelince, bence gayet güzel ve çekişmeli bir maç oldu. Bilal Bey'in servisleri biraz daha sert gelseydi sonuç farklı olabilirdi diye düşünüyorum. Ayrıca maçı tie-break'e götürmeden kotarabildiğim için de sevinçliyim. Bilal Bey file önünde birkaç şanssız top dışında gayet başarılıydı, benim de file önüne çıkışlarımı güzel loblar atarak önledi. Kısacası maç ortadaydı, kazandığım için sevinçliyim; artık önümüzdeki maçlara bakacağız...









